başımızdan geçenler

 



her gün kulaç atıp yol aldığımız hayat cevelanında çoğu zaman bir yerlere varamadan akşamına eve dönüş yapıyoruz. ayağımızın her an kaymaya müsait olduğu ortamlarda bir gurbetin içinde kurbiyet arayarak zamanımızı, ömrümüzü telef edip duruyoruz. kalabalıklara karışıp kabalaşıyor, kendimizin bile tanıyamayacağı bir çeşit canlıya dönüşüyoruz. insanların kaba sözleri, bağırışları dolduruyor zihnimizi... istemeden de olsa hayata karşı kabalaşıyor ve kendimize karşı olan zanlarımızda yanıldığımızı üzülerek fark ediyoruz. bu üzülme biçimleri sonraki devam eden günleri kurtarmaya yetmiyor maalesef.. hayatımızı tedebbür, tezekkür, tefekkür ve verilen nimete teşekkürle tezyin edebilirsek eğer bir nebze de olsa varacağımız menzilin farkında olabiliriz.

Yorumlar

Popüler Yayınlar