sanrı
yıllardır görmediğim ve görmek için bir çaba da
harcamadığım eski zamanlardan biriyle bir arkadaşın
cenazesinde rastlaşmıştık. görmüş olmanın üzüntüsünü
bir de konuşmak zorunda olmak hayli bir artırıyordu.
başımız sağolsun, ölüm bizden uzak olsun gibi laf
salatasından sonra niye öldü, neden öldü, cenazelerde
olmasa görüşemeyeceğiz replikleri birbirini arsızca takip
ededursun, sıramızı bu seferlik savmış olmanın haklı
gururuyla cenaze sonrası birbirimize atacağımız kazıkların
hayalini oracıkta kuruveriyorduk. ölüm nedeni sadece yaşamak
olan insanların yanında hayatını çevresindekilere tuzak kurmak
için yaşayan insanların cenazelere katılmaktaki iştiyakı beni
hep derin mi derin bir endişelere sevk ediyordu. insanların
dirisine kin besleyenlerin bir cenazeye katılarak bağışlanma
sanrısına tutunmaları tutulacak bir dal olmasa gerek.
Yorumlar
Yorum Gönder