mırııltı

 


suçlu olmak için halen yaşıyor olmak yeterli bir sebep mi acaba? ya da ölüyor olmak günahsız bir hale mi büründürüyor bizi? yaşarken görmezden geldiğimiz, sevemediğimiz ve hatta nefrete yakın duygular beslediğimiz birini ölüm döşeğine düşünce sevmeye başlamak hatta hareketsiz kalınca gözümüzden yaş akıtmak duygularımızın olmadığını mı ya da hareket kabiliyeti olmayan nesnelere duyduğumuz muhabbet gibi insanı da bir nesneleştirme sürecinde yaşadığımızı göstermesi bakımından bir önem taşımıyor mu? profesyonelliği hayatın dip bucak her köşesine yerleştirmeye çalışarak, cami avlularında hayat boyu hal hatır sormadığımız yakınlarımıza neyi haykırarak helal ettiğimizi sanıyoruz. helal kelimesinin nasıl bir büyük kelime olduğunu savsaklayarak bu yaşlara gelmek gerçekten kalbimizi yormuyor mu?

Yorumlar

Popüler Yayınlar